Yeditepe Üniversitesi Göz Merkezi

Katarakt

Katarakt nedir?

KATARAKT
Dışarıdan gelen ışık ve görüntülerin görme merkezine net olarak ulaşabilmesi için, önce gözün en dış saydam tabakası olan korneada, sonra gözün içindeki lens tabakasında kırılması gerekir. Normal şartlarda bu iki tabaka da saydam yapıdadır. Katarakt göz içindeki lensin saydamlığını kaybederek opak bir görünüm alması durumudur.

Katarakt

Birçok tipi olmakla birlikte, kataraktlar genel olarak 3 ana grup altında incelenebilirler
—Yaşa bağlı kataraktlar
—Doğumsal (Konjenital) kataraktlar
—İkincil kataraktlar : Bazı ilaçların uzun süreli kullanımı (kortizon gibi), darbeler, metobolik hastalıklar (diabet gibi) sonucunda oluşurlar.
Katarakt en sık yaşa bağlı olarak ortaya çıkar. Bilinen bir sebebi olmamakla nirlikte beslenme, ultraviyole ışınları gibi bir çok risk faktörü bulunmaktadır. Lensin opaklaşmasının durumuna göre hastalar önceleri uzak yada yakın görme bozukluğundan şikayet ederler. Opaklaşma arttıkça hem uzak hem de yakın görmeler hastanın sosyal yaşantısını rahatsız edecek şekilde azalır.

Katarakt Tedavisi
Katarakt tedavisi cerrahidir. Hangi cerrahi teknikle yapılırsa yapılsın şeffaflığını yitiren lens tabakası alınarak yerine suni bir göz içi merceği yerleştirilerek ameliyat yapılır. Göz içine mercek konulmazsa hastalar cerrahi operasyon sonrasında yüksek numaralı gözlük veya kontaks lens kullanmak zorunda kalırlar.

1- İntrakapsüler Cerrahi
En eski cerrahi yöntemidir. bu cerrahi yöntemle yapılan katarakt emeliyatlarında lens tabakası bütün olarak çıkarılmaktadır. Ameliyatlardan sonra hastalarda lens tabakasının kırıcılığı ortadan kalktığı için yüksek hipermetropi gelişir. Hastalar net görebilmek için çok kalın gözlük ya da kontakt lens kullanmak zorundadır. Artık, mecbur kalmadıkça bu yöntemle yapılan ameliyatlar güncelliğini kaybetmiştir.

2- Ekstrakapsüler Cerrahi
Daha da gelişmiş bir cerrahi yöntemidir. Lens arka kapsülü ameliyat esnasında korunarak katarakt alınmakta ve göz içine yapay bir lens yerleştirilmektedir. Bu teknikle ameliyat yapılabilmesi için lensin belirli bir olgunluğa erişmesi, olgunlaşması gerekmektedir. Bu tip ameliyat geniş korneal kesi ve dikiş gerektirmektedir. Göze konan dikişlerin de belli bir astigmatizma yaratmasından dolayı hasta fonksiyonel görmesine ameliyattan sonra, 8-10 hafta içinde, dikişler alındığında kavuşabilmektedir.

3- Fakoemülsifikasyon
Günümüzde en gelişmiş yöntem oalrak uygulanan fakoemülsifikasyon yöntemiyle yapılan katarakt ameliyatlarında, kesifleşen lens tabakası arka kapsülü korunarak ultrasonografik dalgalar yardımıyla parçalanıp alınmakta ve göz içine daha rahat uyum sağlayan, göz içi lensleri yerleştirilmektedir. Bu yöntemin avantajı, küçük bir korneal-kesiden tüm ameliyatın gerçekleştirilmesi ve göze dikiş konulmamasıdır. Böylece gözde dikişe bağlı astigmatizma oluşmadığından hasta fonksiyonel görmeye çok kısa sürede kavuşmaktadır. Ameliyattan sonra göz bir gün kapalı tutulmakta, hastalar ameliyattan 48 saat sonra sosyal yaşantısını normal olarak sürdürebilmektedir. Bu ameliyat tekniğinin uygulanması için lensin tam olgunlaşması gerekmemektedir, kişinin görmesini engellemeye başladıktan sonra, görme tamamıyla kapanmadan ameliyat yapılabilir.

Günümüzde kişilerin aktivitelerinin artması katarakt olan kişilerin daha kısa sürelerde günlük yaşamlarına dönmelerini gerektirmektedir.

Fakoemülsifikasyon yöntemi, şu anda gelişmiş ülkelerde en yaygın kullanılan yöntemdir. İyileşme süresinin kısa olması, ameliyat sonrası astigmatizma problemlerinin olmaması, bu yöntemin hastalar taafından daha çok tercih edilmesine sebep olmaktadır.

Katarakt Hakkında Merak Edilenler

Kataraktın erişkinlerdeki en önemli nedeni lensin içinde yaşlanması ile birlikte meydana gelen değişikliklerdir. Çocuklarda ise metabolik hastalıklar, akraba evliliği, anne karnında geçirilen hastalıklar, gebelikte ilaç kullanımı, mikrobik durumlar ve yaralanmalar etkili olur. Ayrıca göze gelen darbeler (travma), şeker hastalığı, göz içi iltihabı (üveit), böbrek hastalığı, glokom, radyasyon, yüksek kan basıncı ( hipertansiyon) ve uzun süre kortizonlu ilaç kullanımı katarakt yapabilir.

Ameliyat için göz uyuşturulduktan sonra seçilen yönteme göre göz içine girilerek önce merceğin ön zarı açılır ve inindeki kataraktlı kısım ya bütün olarak veya parçalanarak çıkarılır. İçeride sadece merceğin zarı bırakılır. Yine hastanın yaşı, gözün durumu ve ameliyatın türüne göre mercek yerleştirme işlemi yapılabilir.

Bazı durumlarda (örneğin 1 yaş altı çocuklar gibi) mercek yerleştirilmeyebilir. Bazen ise ameliyatın gidişi ve gözün durumu nedeni ile mercek konmayabilir veya ikinci bir ameliyata kadar geciktirilebilir. Bazı durumlarda ise planlanan türün dışında farklı türde (göz duvarına dikiş gerektiren, renkli kısma tutturulan) türde mercekler kullanmak gerekebilir. Bu durumlar oluştuğunda ameliyatı yapan hekim size en uygun seçeneğe göre karar verecektir.

Ameliyat sonrası göz genellikle bandajla kapatılır. Bu bandaj doktorunuzun önereceği süre boyunca gözde kalmalıdır. Ameliyat sonrası göze baskı yapmamalı ve ovuşturmamalısınız. Hastanede kalış sürenizi size bildirecektir. Eğer hastaneden gönderilecekseniz kendiniz araç kullanmayınız. Gıda ve ilaç alımına klinik hemşire ve doktorlarının önerilerine göre başlayabilirsiniz. Yüzünüzü yıkamak, banyo yapmak, eşya taşımak, namaz kılmak, spor yapmak, işe başlamak, denize ve havuza girmek gibi şeyleri hekiminize danışarak yapınız.

Katarakt ameliyatı olanlarda yeniden katarakt oluşmaz.

Operasyonla, merceğin içine yerleştirildiği zar zamanla kesifleşebilir. Bu halk arasında “ikincil katarakt” olarak isimlendirilse de aslında katarakt değildir. Bu oluşum genellikle lazerle kolayca tedavi edilebilir. Çocuklarda veya zarın çok kalınlaştığı ender durumlarda ameliyatla temizlemek gerekebilir.

Yeditepe Üniversitesi
Göz Merkezi

İletişim